ABD’de enflasyon ve istihdam alanındaki riskler devam ederken, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekte atacağı adımların belirsizliği küresel merkez bankaları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Yıl boyunca ABD’nin ticari gerilimleri artıran tarife adımları ve makroekonomik belirsizliklerin yükselmesi, küresel ekonomide endişe yaratmıştı. Ancak Aralık ayında merkez bankaları azalan tarife endişeleri ve enflasyonla mücadele gündemiyle yoğun bir dönemi geride bırakmaya hazırlanıyor.
ABD’de 43 günlük hükümet kapanmasının ardından açıklanan ılımlı enflasyon ve istihdam verileri, Fed’in bu ay faiz indirimi yapabileceği beklentilerini güçlendirdi. Fed’in faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 86 seviyesinde bulunurken, banka içinde faiz indirimi konusunda farklı görüşlerin olduğu belirtiliyor. Fed Başkanı Jerome Powell, politika faizinde daha fazla indirimin kesin olmadığını belirtmiş olsa da, piyasalarda hızlı değişimlerin yaşanabileceği belirtiliyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) 18 Aralık’taki toplantısında politika faizini değiştirmemesi beklenirken, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) 25 baz puanlık bir faiz indirimine gitmesi bekleniyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika faizinde belirsizlik sürerken, Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) faizini sabit tutması bekleniyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ise 11 Aralık’ta faiz kararı açıklayacak olması yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
Merkez bankalarının alacakları kararlar ve verecekleri mesajlar, küresel ekonomi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle Fed’in faiz indirimi konusundaki belirsizlikler ve diğer merkez bankalarının politika kararları, piyasalarda önemli dalgalanmalara neden olabilir. Yatırımcılar, bu süreci yakından takip etmeye devam ediyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]