Bulgaristan’dan Türkiye’ye Zorunlu Göçün Ardından Geçen 37 Yıl: Bir Ailenin Hikayesi
Bulgaristan’dan Türkiye’ye zorunlu göç eden 350 bin Türk vatandaşının acı dolu hikayeleri hala unutulmuş değil. Asimilasyon politikalarının etkisiyle isimlerini değiştirmeyen Türk vatandaşları, Bulgaristan’da baskı ve zulme maruz kaldılar. 1983 yılında yaşanan trajik bir olay ise hala yürekleri sızlatmaya devam ediyor.
Mustafa Mehmed İbrahimov’un kızı Sevinç Deniz, yaşadıkları acı dolu dönemi anlatarak o dönemde yaşadıkları değişimi dile getirdi. Asimilasyon baskılarına maruz kalan ailesinin trajik hikayesini paylaşan Deniz, babasının ismini değiştirmediği için Bulgar polisi tarafından gözaltına alındığını ve işkenceyle hayatını kaybettiğini anlattı. Babasının ismi Mustafa iken, polisler tarafından Mihail olarak değiştirildiğini gören Deniz, yaşanan acı gerçeği yürekleri dağladı.
Deniz, babasının hayatının baharında, 41 yaşındayken bu acımasız olaya kurban gittiğini belirtirken, “Neden bize ayrımcılık yapıldı? İnsanız, çocukken din ayrımı yapmazdık. Hristiyan ve Müslümanlar aynı sofrada bir arada olurdu. Ancak asimilasyon politikaları bizi kardeşlerimizden ayırdı” diyerek yaşanan haksızlığı dile getirdi.
1989 yılında Türkiye’ye zorunlu göç etmek zorunda kaldıklarını ifade eden Deniz, dönemin Başbakanı Turgut Özal sayesinde Türkiye’ye gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını vurguladı. Ancak hala Bulgaristan’a karşı bir korku taşıdıklarını ve neden bu zulmün kendilerine yapıldığını sorguladıklarını belirtti.
Deniz’in hikayesi sadece onun yaşadığı acıları yansıtmıyor. Kentte yaşayan diğer bir Türk vatandaşı Nurettin Öztürk de asimilasyon baskılarına direnerek ismini değiştirmediği için gözaltına alındığını ve sonrasında farklı bir şehre taşınmak zorunda kaldığını anlattı. Ancak Öztürk, Türkiye’ye duyduğu özlemi dile getirirken, ülkesinden hiçbir zaman vazgeçemediklerini ve zaman zaman ziyaret etmek için geri döndüklerini ifade etti.
Bulgar asıllı oldukları için “Bulgar göçmeni” şeklinde adlandırılmaktan rahatsızlık duyduklarını belirten Öztürk, geçmişin acı hatıralarını yüreklerinde taşıyan bir neslin temsilcisi olarak, vatanlarına duydukları özlemi ve aidiyet duygusunu vurguladı.
Sonuç olarak, Bulgaristan’dan zorunlu göç eden Türk vatandaşlarının hikayeleri, asimilasyon politikalarının insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Acı dolu hatıralarını yüreklerinde taşıyan bu insanlar, yaşadıkları haksızlıklara rağmen vatanlarına duydukları özlemle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Reklam & İşbirliği: [email protected]