Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerinde yürüttüğü yıkım faaliyetleri kınandı. Özellikle El Halil’de onlarca ticari yapı ve konutun yıkım kararının alınmasının ardından açıklamada, Batı Şeria’daki yıkımların Filistinlilerin bulundukları bölgelere karşı açık bir savaş olduğu vurgulandı. Açıklamada, artan yıkımların Filistinlileri topraklarından göç etmeye zorlamayı amaçladığı belirtilirken, Filistin halkının topraklarına bağlılık, kararlılık ve haklarına sahip çıkmasının bu hedefi engelleyeceği belirtildi. Uluslararası hukuk ve normların açık ihlali olarak tanımlanan yıkım uygulamalarının, sistematik Yahudileştirme politikalarının ve Filistin halkını hedef alan uygulamaların bir parçası olduğu vurgulandı.
İsrail ordusunun, El Halil’e bağlı Kalkas beldesinde bir evi yıkarak 5 kişiyi evsiz bırakmasının ardından bölgedeki gerginlik artmıştı. Hirbet Hamsa bölgesinde toplanan bir grup Filistinli de İsrail’in arazileri Yahudi yerleşim birimlerine dönüştürme planlarına karşı gösteri düzenlemişti. İsrail yetkilileri, “ruhsatsız” oldukları gerekçesiyle Filistinlilere ait yapıları yıkma pratiğini sürdürüyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere ait yapıların “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıkılması, Filistinlilerin inşaat ve tarımsal faaliyetlerine ciddi kısıtlamalar getirilmesiyle sonuçlanıyor. Bu durum, Filistinliler için “ruhsat” alımını zorlaştırarak neredeyse imkansız hale getiriyor.
1995 yılında imzalanan İkinci Oslo Anlaşması’na göre, işgal altındaki Batı Şeria üç ayrı bölgeye ayrılmıştı: A, B ve C bölgeleri. A bölgesinin yönetimi ve güvenliği Filistin’e, B bölgesinin idari yönetimi Filistin’e, güvenliği ise İsrail’e devredilmişti. C bölgesinin ise idare ve güvenliği tamamen İsrail’e bırakılmıştı. Son olarak, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıların ardından Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırıların arttığına dair raporlar gelmekte.
Reklam & İşbirliği: [email protected]